Tüp Bebek Nedir?

    Tüp Bebek Nedir?

    Tüp bebek tedavisi (IVF), kadın yumurta hücresi (oosit) ile erkek meni hücresinin (sperm) vücut dışında, özenle hazırlanmış laboratuvar koşullarında döllenerek, döllenmiş olan yumurta hücrelerinden (embriyo) belirli bir sayıda ve kalitede olanlarının seçilmesi ve rahim içerisine yerleştirilmesi işlemidir. Laboratuvar koşullarında gerçekleştirilen döllenme, kendiliğinden ya da insan eliyle, tek yumurta içine tek sperm verilmesi ile (mikroenjeksiyon) sağlanmaktadır.

    Embriyolar rahim içerisine rahim ağzından ince bir katater ile transfer edilerek yerleştirilmektedir. Bu yöntem ve işlem sonucu anne adaylarının yaklaşık %50’si gebe kalmaktadır. Ancak bu gebeliklerin bir kısmı düşük ile sonlanmaktadır. Tedaviye giren anne ve baba adaylarının uygulama başına yaklaşık %40’ının çocukları olmaktadır. Bu oran birçok uygulama sonucu 80’lere kadar çıkabilmektedir. Geri kalan %20’lik kısım modern tıbbın bütün olanaklarına rağmen çocuk sahibi olamamaktadır.

    Tüp bebek tedavisi (IVF) fikri ilk defa 1930’larda ortaya atılmış olmasına rağmen 1971 yılından itibaren tüp bebek ile ilgili olarak yapılan tüm uygulamalar günümüz tüp bebek tekniğinin temelini oluşturmaktadır. Tüp bebek tedavisinin modern kurucusu Robert G. Edwards’dur. Tüp bebek ile doğan ilk bebek (Louise Brown), 1978 yılında İngiltere’de dünyaya gelmiştir. Üreme sağlığında gerçekleşen bu devrimden sonra dünyada tüp bebek alanındaki çalışmalar hız kazanmış ve yaygınlaşmıştır. Türkiye’de 1989 yılında Ege Üniversitesi’nde ilk tüp bebek doğumu gerçekleşmiştir.

    Tüp bebek tedavisinde çeşitli ilaçlarla anne adayının yumurtalıklarının uyarılması sağlanmaktadır. Yumurtalıkların uyarılmasının amacı, döllenmiş yumurta (embriyo) oluşturmaya aday çok sayıda yumurta elde etmektir. Çok sayıda embriyonun rahim içine yerleştirilmesinin (embriyo transferi) gebelik şansını artırdığı görülmüştür. Rahim içerisinde bir embriyo yerleştirildiğinde gebe kalma olasılığı yaklaşık %30, üç embriyo yerleştirildiğinde ise gebe kalma olasılığı %40-50 civarındadır. Transfer edilen embriyo sayısının artırılması çoğul gebelik riskini artırmaktadır. Bu nedenle ülkemizdeki yönetmeliklere göre 35 yaş altı kadınlarda 1 embriyo, 35 yaş ve üzerindeki kadınlara ise 2 embriyo transferi yapılmaktadır.

    Tüp bebek tedavisi, ilk olarak cerrahi işlem veya enfeksiyon sonucunda tüplerinde kalıcı hasar oluşan anne adayı kadınlarda uygulanmaya başlanmış, daha sonraları ise infertilite tedavisinde kullanılmaya başlanmıştır. Günümüzde endometriozis hastalığı, nedeni açıklanamayan kısırlık olguları ve erkeğe bağlı kısırlıkta, tüp bebek tedavisi ile başarılı sonuçlar alınmaktadır.

    1978 yılından bugüne kadar yaklaşık 6 milyon bebek tüp bebek yöntemi ile dünyaya gelmiştir. Yapılan bilimsel çalışmalarda,  normal yolla dünyaya gelmiş bebeklerle tüp bebek tedavisi sonucu dünyaya gelmiş bebekler kıyaslandığında fiziksel ve zihinsel anomali açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır.

    Özellikle son yıllarda uygulanmaya başlanan tüp bebek tedavisindeki mikroenjeksiyon yöntemi, sperm sayısının çok düşük olması ve hatta menisinde hiç sperm olmamasına karşın, testisinde sperm bulunan erkeklerin tedavisinde bir devrim olarak nitelendirilmektedir.